Almanya'da 2023 yılında 55 bin 354 Türkiye vatandaşı iltica başvurusunda bulundu. Türkiye'deki ekonomik kriz ve siyasi baskılar, bu göçün başlıca nedenleri arasında. Duisburg-Essen Üniversitesi’nden Caner Aver, yüksek enflasyon ve düşük satın alma gücüne dikkat çekerek, Türkiye'de göç baskısının büyük olduğunu belirtiyor.
Recep Tayyip Erdoğan’ın alışılmadık para politikaları, Türkiye'deki ekonomik durumu daha da zora soktu. Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına rağmen enflasyon düşmedi ve ekonomik endişeler arttı.
Almanya'da yaklaşık üç milyon Türkiyeli insan yaşıyor ve sosyal ilişkiler nedeniyle Türkiye'den göçler devam ediyor. Siyasi baskı, Kürtler, solcular ve Fetullah Gülen Cemaati destekçileri gibi muhalefet üyelerinin de göçünü tetikliyor. Yeni vasıflı işçi yasası ile sığınmacıların iş bulma ve kalma ihtimali artabilir.
Almanya'ya vize yoluyla giremeyen Türkiyeli göçmenler bunun yerine "klasik Balkan rotasını" kullanarak geliyor. Bir kısmı AB'ye Türkiye sınırındaki Bulgaristan üzerinden giriş yapıyor bir kısmı da doğrudan uçakla Sırbistan gibi vize gerektirmeyen Balkan ülkelerine gidiyor. Oradan Bosna-Hersek ve Hırvatistan veya Macaristan üzerinden Avusturya'ya ve oradan da Almanya'ya gidiyorlar. Diğer bir seçenek ise Polonya üzerinden. Varşova hükümeti vize verirken yolsuzluk yapmakla suçlanıyor.
İsviçre'de Sahte Tutuklama Emirleri
İsviçre’de, Türkiyeli sığınmacıların sahte tutuklama emirleriyle iltica başvurusunda bulunduğu iddiaları tartışılıyor. CH-Media'ya göre, birçok başvuru sahte yasal belgelere dayanıyor. Eski bir yargı çalışanı, Türkiyeli sığınmacıların sahte tutuklama emirleri için yolsuzluğa karışmış avukat ve savcılardan yardım aldığını belirtti. İsviçre Federal Göçmen Bürosu (SEM) ise bu iddiaları yalanlayarak uzmanlarının manipülasyonları tespit edebildiğini söylüyor.
Yolsuzluğa bulaşmış Türkiyeli avukat ve savcılar üzerinden ya tamamen sahte ya da rüşvet verilerek çıkarılan tutuklama emirleri ve yargılamalarla olumlu cevap alan bir çok Türkiyeli aslında ekonomik göçmen olmalarına rağmen kendilerini politik aktivist olarak gösteriyor. Bu kişilere para karşılığında tutuklama emirleri ve yargılama dosyayı hazırlayan İsviçre'deki bir kaç danışmanlık ofisi ve hukuk danışmanının takip edildiği iddialar arasında.
Kaynaklara göre suç şebekeleri müvekkillerine Kürt aktivistler, cemaat üyeleri veya zulüm gören LGBTQ bireyleri gibi davranmalarını tavsiye ediyor.
Türkiyeli sığınmacılar için tanınma oranı son yıllarda önemli ölçüde düştü: 2021'de yüzde 86,6 olan tanınma oranı bugün yüzde 50,3. Bu durum daha çok başvuru sahiplerinin profilinin önemli ölçüde değişmiş olmasıyla ilgili. Daha önceki yıllarda basvurucuların çoğunlukla politik olması tanınma oranını arttırırken son yıllarda ekonomik göçmen sayısının artması oranı düşürüyor.
Bu yıl SEM'in 8'i Türkiyeli olmak üzere 120 kişinin sığınma statüsünü iptal ettiği de konuşaln konular arasında.
Gençlerin Göç Eğilimi
Türkiye'deki gençlerin büyük bir kısmı fırsat bulduğunda ülkeyi terk etmek istiyor. Konrad Adenauer Vakfı'nın araştırmasına göre, 18-25 yaş arasındaki gençlerin %63'ü yurt dışına gitmek istiyor ve en popüler hedef Almanya.
Doktorların Göçü
2023 yılında 2 bin 785 Türkiyeli doktor, yurt dışında çalışabilmek için gerekli belgeleri aldı. Düşük gelir, zorlu çalışma koşulları ve şiddet olayları doktorların göç etme nedenleri arasında.
Göçün Uzun Vadeli Etkileri
Yüksek kalifiye kişilerin göçü, Türkiye’nin işgücü piyasasını olumsuz etkiliyor. Özellikle sağlık sektörü, boş kontenjanları doldurmakta zorlanıyor. İsviçre’de sahtecilik iddialarının doğrulanması halinde, bu durum Türk sığınmacılarının durumunu daha da karmaşık hale getirebilir.

Yorumlar
Yorum Gönder